11 Temmuz 2009 Cumartesi

MATMAZEL...



Matmazel uzatınız kadehinizi ;
kan damlıyorum...

Pikapı açın , sürün plağı kızağa,
Kessin giyotinler binbir başımdan birini;

Ben yine de gülümserim...

Haydi tüm kadehler sizin için kalksın matmazel,
Dünya sizin, ay ışığında görünen tüm güzellikler sizin;

Beklerken elleri açık kullarınız,
Yağmura olan tüm dualar sizin...

Ne de olsa güneşler var dünya etrafında dönen,
Işığınız sönmez , tüm evren sizin...

Haydi matmazel uzatınız kadehinizi...
Ben bitiyorum...

08 Temmuz 2009 Çarşamba

BİRAZ



Aklına gelir miyim bilmem?
Biraz sağından geçmiştim hayatının
Bir ucunda sümbüller vardı ,
Diğer ucu bataklık

Yolumuz yoldan çıkma yoluydu
Elbette ki
Rayımızdan ayrıldık...


Vagonları taşımadı trenimiz ,
Her durakta bir parçamız devrildi
Yağmalandı tenimiz , bedenimiz

Ha acı demişken...
Acı damarın içinden acı,
Dışına da acı olandır
Meşrulaştıracaksak eğer acıyı;
Her gün doğan , hiç batmayandır...

Nasıl da geçtim farketmedin...
Oysa ki biraz daha sağındaydım...
Görmedin...

04 Temmuz 2009 Cumartesi

RÜZGAR



Saçlarını okşuyor,ben yine...
Ben yine baka kalıyorum.

Avuç avuç son bahar var dallarda
Savaşlarda kurşun sesleri

Sağır oluyorum , o uğulduyor...
Yanımdan geçiyor ama ben sana bakıyorum...

Kaçınılmaz sonuma bakıyorum yükseklerden
Aşağı inişe bakıyorum

Merdiven arasında saklanan küçük korkularıma
El ele tutuşan çocukluğuma bakıyorum

O; o yine yanımdan geçiyor
Ve ben yine sadece bakıyorum...

Aynalar dolusu rüzgar...
Aynalar dolusu yanılsama var gökyüzünde

Adım atsam düşüyorum , rüzgar tutuyor beni
Düşsem eminim ki devam edecek
Tutarak bırakmaya beni...

15 Haziran 2009 Pazartesi

HALLELUJAH



Itri yangınlarında kelimelerimizi boğduk seninle
Ucube bir sandalye ucunda
Bir cümlenin tam kavşağında yine içinden çıkılmazı oynadık
Kaçış aradık vermediler , içini ısırdık meyvelerin çekirdek çıktı bolca
Suya döktük kan gibi
Renk değişmedi
Solmadı nergizler , sabah olmadı

O kısık sesli kadın hala aklımda
Gittiğinde bir boşluk daha eksildi gibi gelmişti ama,
Yer açmışız eksik kalmış boşluklarımıza...

14 Haziran 2009 Pazar

SIR




Aynı aynalardan yansımış ışık kümesi gibiydik,
Aynı karanlığa yol alırken;
Sadece bir iz bırakabildik geceye.

İşte orada...
Kayan yıldızlar orada
Bak uzaya , gök yüzüne
Kayan herşey orda...

Kafamın içinde binbir soru cümlesi,
Cevaplarla birleştirdiğimde tekrar soru oluyor...
Ya kalemden çıkanlar
Ya dile basılanlar, izmarit gibi
Acı gibi keskin olanlar, ya da
Acıya doymayanlar....

her sır bir anı saklar
her anı bir yok oluşu
müjdeliyorum hayat sana en büyük müjdemi
sırlarla doluyum
sırlarımla yok oluyorum...

01 Haziran 2009 Pazartesi

RÜYA



Dokundum!
Ellerim çizildi sanki,
Bir kader oyunu gibi ,sonu başından belli.

Elimi attığım heryerde,faiziyle tattım dünyayı;
Borcu kendinden fazla ödünç acılara,
Biraz daha değer biçtim.

Olmadı!
Ya içinden çıkamadıklarım,
Ya içine giremediklerim,
Hiçbiri olmadı.

Onlar hep saydam bir duvardı!

Cinler oynadı ateş başlarında,
Güldüler içimdeki çığlığıma,
Adımı sordu bir dilenci;
Cevap veremedim...

Acısından şarap istiyor damarlarım,
Midem kusmak için bir boşluk arıyor;
Hani istediğimi alabilirdim ?
Hani herşey olabilir demişlerdi?

Ama olmadı...

Bu bir rüya,
Ne bir son , ne de bir baş;
Hiç biri; birbirini tutmadı.

09 Mayıs 2009 Cumartesi

ÖLÜM



devri yanar döner alemlerin çocuğu,
kırılmış iklim kuşaklarından süzülen yanık bahar kokuları gibi;
adını sadece kış mevsiminde duyduğun ölüm.

oysa ki kırlangıçlar da yaşamak isterdi çam gövdelerinde,
çocukların yalanlarında süzülmek isterlerdi.
en güzel yerlerde...

bugün yine sıradan bir akşamın sıradanlığında,
salkımlarında insan yetişen bu kentin lanetlileri arasından çıkar birileri.
dibine vurur şişenin , damarın dibine;
keser alemi,devri, tüm hikayeleri...

oysa ki sıradandır gene hayat,
en sıradan , kendi sırasından çeker gene birilerini.
verir kaderin zehirli oklarını kalbine,
bitirir nefesini...